15 Haziran 2009 Pazartesi

SaKıN....

Başlıkları kısa tutarsak gerisi de kısa olur mantığı var bu aralar... Olmuyor gibi her zaman, ama ona olsun dedik bir kere... Bu çene bir türlü kapanmıyor! Uyurken, acaba konuşuyor muyum diye dikkat kesilmek zor malesef! Ama eksik olmasın geceyi paylaşanlar bilgilendirdi, yokmuş öyle birşey... Hani tam burada annemin dediğini de yalanlıyoruz bir ucundan... Çok şikayetçi çenemin düşüklüğünden, "Sen ancak rahmetli olunca susarsın" diye bir teorisi var! Kendisine geçenlerde sms ile bildirdim ki, uyurken, çok extreme bir durum yoksa susuyorum... "Çok sevindirdin, mutlu ettin beni bu haberle" diye bir sms geri geldi... Bu kadar bezdirmişim kendisini yani...

Dün "KEŞKE"ydi, bugün "SAKIN"... Malum zaman hızını arttırıyor, global warming, ozon inceldi, yunuslar intihar etti, tanker patladı ve masmavi sular zehir oldu, kutuplar eridi, herşey hormonlu, ülkede iyice dibe batıyor, yönümüz her gün biraz daha anti-liberal Orta Doğu'ya dönüyor, yaş ilerliyor, deformasyon artıyor vücutta ve beyinde, o zaman karar verdim bir de "SAKIN"larım olsun... Yalnız "sakın bunu yapmayacağım, bunu yemeyeceğim, söyleyemeyeceğim" hem cümle bozukluğuna sebep olmakta, hem de pek bir "Ali topu at, tut Ayşe tut" fişlerine benzemekte... Bu sebepledir ki, halet-i ruhiye'yi anlatmaya çalışırkene, "siz" diyeceğim ben... Kimse alınmasın üzerine...

Sakın sığınmayın kendinizden başkasına

Sakın başkalarının hayatını yaşamayın

Sakın gittiğiniz yerlerden dönmemezlik yapmayın, bilmeseniz bile bir bekleyen illaki vardır...
Sakın aşkı küçümsemeyin, sevmeyi, sevilmeyi,yalanı, aşağılık insanları, hayata belden aşağıya vurmak için gelmiş olan garip yaratıkları, ki ben onlara insan diyemiyorum.

Sakın çok emin olmayın, saniye ile değişiyor kararlar, yaşananlar, sizi sarıp sarmalayanlar, nefret edenler...Garip, tapılası bir sistemiz... Bir saniye var olup diğerinde tozlaşabiliyoruz önce akıllardan sonra tüm bu dünyadan

Sakın çok şüphe de etmeyin, o da paranoyak bir durum oluyor, psikopata bağlayıp, triplere giriyorsunuz

Sakın yollarınızı çatallaştırmayın, öyle "herkesin gitmediğinden gidicem, daha çok başarıcam, İlk'i başarıcam" yok ...Madalya takılan görmedim ben bugüne kadar, zoru başarıp, kafayı sıyırdı, kalbi , beyni bir gariplik uğruna harcadı diye.

Sakın sesinizi duyuramayacak kadar uzak kalmayın sevdiklerinize, sevmediklerinize, aşkınıza, nefretinize

Sakın kendinizi çok önemli sanmayın

Sakın boka batınca kolay kolay çıkabileceğinizi, geri dönebileceğinizi sanmayın... Dönenler illaki vardır ama onlar da bok kokuyor...

Sakın teselli aramayın, verilmesi de alınması da çok geyik ve zor birşey, o yüzden büyüyün ve yolunuza devam edin

Sakın bu evrenin barışa kavuşacağına, insanların, masumların, bebeklerin artık ölmeyeceğine, açlık olmayacağına, bu kadar sadist ve mazoist bir araya gelmişken dünyanın güzellikle kurtulmasının mümkün olduğuna, ülkenin bir gün gelip düzeleceğine, insanların ihanet ve hiyanetten uzaklaşacağına, adilerle çevresi sarılmış adil düzenin özüne döneceğine inanmayın...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder