24 Aralık 2009 Perşembe

Kusmuk dolu bir hikaye...

Kalbi çok itina ve pür dikkat üstü gayet pervasızca kıran adam etrafta... Fiziksel değil belki ama yakınlarda! Kokusunu duyuyor gibiyim bazen, ama oturup düşündüğümde hiç hatırlamıyorum! Yüzünü birkaç foto aydınlatıyor, sesi uzaklardan bile olsa geliyor... Ama konuşması her gün etrafta!

Bugün rastladığımsa onun berbat bir kopyası olsa gerek... Ya da farklı bir imaj ile kapıma dayandı ondandır bu tezatlığın sebebi!

Gün çok erken başlayıp, iş halleri nedeniyle haddinden fazla geç biter ve bir kapınıza eski bir sevdicek dayanırsa, O sizin çalıştığınız onca koca saat boyunca içmiş ve sapıtmışsa, onca zaman sonra görüşme aşağıdaki gibi oluyor:

(önce telefonda)

SARHOŞ ADAM: bla bla Blaa... Joook görmek istedim seni...? Amma uzun zaman oldu!
BURÇİN             : Yaa evet, görüşelim!
SARHOŞ ADAM: Ben içtim biraz bu arada... Ama jjoook diil yani! Bir kahve yaparsın artık bana!
BURÇİN             : (böyle domestik, "ayağının altını yalıyım, paspasın yap beni" vari bir hava çizdiğime binbir küfür eden bir sesle) Yuuuh artık! Git yat evine! Yaparız birşeyler yarın...

(evin kapısı çalar, ekranlı apartman kapısı zamazingosu "aloo" - niye aloo o bilinmeden ve her seferinde aynı salaklık yapıldığına gülümsenerek - cevaplanır! Sarhoş adam görülüp/duyulunca dizlerin bağı onca ay sonra gevşer, kalp ağızdan çıkar)

Sarhoş Adam'a kapıyı açmak ne kadar mallık ise, bu kadar sarhoş bir adama yeni yapılan pırasalı ıspanaklı frittata'dan verilmesi o kadar saflıktır!!

SARHOŞ ADAM: Ellerine sağlık, joook güsel olmuj ! Ne kadar da özlemişim seni görmeyi!
BURÇİN             : (yemezler ve yorgun halimle) Afiyet olsun!...
SARHOŞ ADAM: Yoook, ben gerçekten özlemişim! Bu evi, kokusunu, yajjjatamadığın çiçekleri, kendine zarar vermelerini...
BURÇİN             : (devam edecek, devam edecekkkk...)
SARHOŞ ADAM: bÖÖÖÖğğğkyykkk....

Ne kustuğu yerde kalabildi Sarhoş adam, ne banyoya yetişebildi... Evin koridorundaki kalebodurlara desenler yapabildi sadece... Önceleri anlamsız, sonra -sarhoşluğun yavşaklığı ile dibe vurmuşluğu arasında- yamuk bir kalp ve tipsiz bir B ! Epeyde güldü bunları yaparken ?!? Ben...? Vücudundan alkol sebebiyle nadiren birşeyler çıkaran (kıyafet dışında) ben, dehşetle seyredip, saçlarını tuttum! Bir insan evladının böyle bir karışımı nasıl yaratabildiğine şaşırdım! Biraz da ensesini sevdim... Tek tanıdık, sevdik yer olduğundan değil sadece, kokusunu da bildiğimden!

Ev...? Ev temiz... Tertemiz! Kendimi , " neden her hafta kadına 60 lira veriyorum ki" diye sorgulatacak kadar temiz... Adamı bir taksiye koyduktan sonra, tüm kusmuklarla beraber onu da yıkadım evden ve şimdi her yer tertemiz... Bildik kokuyu da yarın gidip alacağım! Madem seviyorum bu kadar erkek erkek kokayım biraz!

Sarhoş Adam... ? Evine varmış sağ salim, mesaj attı! "Bla bla blaa... Seni ciook orzlemasim gerçekten" !? Benim istediğim birşeyi yapmadığı kesin... Gerçi hep öyle değil miydi zaten? :)))

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder