14 Eylül 2009 Pazartesi

Henry Poole is Here - 2008

SOMETIMES THINGS HAPPEN
BECAUSE
WE CHOOSE THEM TO HAPPEN!

Pazartesi :(((

13 Eylül 2009 Pazar

James Blunt - 1973 (Live, London)

EN ZIPLAYANINDAN BU ŞARKIDA DANS ETTİM BİR DE BUGÜN!! DEFALARCA HEM DE... BİR KEYİFLİ, BİR KENDİNDEN GEÇMİŞLİK... ALT KOMŞUDA TAŞINDI YA, YENİSİ GELENE KADAR ZIPLA BABAM ZIPLA!
HERE WE GOOOO AGAİİN :) LALALLALA

Kim demiş....

Benden Yeşil Parmaklar olamaz diye?!
Halt etmiş!!!

Bütün bir öğleden sonra toprakları mıncıkladım, çiçeklerimi saksılara diktim, ilaç koydum ölçerek, ölenleri üzülerek söktüm yerlerinden, çiçek cennetine gönderirken şarkı söyledim onlara! Fonda bol Morcheeba, arada bir sigara, bol temiz hava, taşınan alt komşuya güle güle derken yanlışlıkla aşağı atılan saksı altlığı (bizim kaçan kız gitti bu arada.. Özlicem ben sanırım onu), kendi kendine konuşma, telefonu tamamen kapatma, her yeni dikilen çiçekim ile akıttığım sevinç ve "aman da ben neler yaparmışım" gözyaşları, bir iki ufak solucan... Rahatlama... Sonuç nedir derseniz, buyrun bakın aşağıya...

Belim kopmuş durumda! Bacaklarım çömelmekten fonksiyonlarını kaybettiler, düz yürüyemiyorum! Balkondaki çamur deryasını temizlicem diye, kova kova su taşımaktan anam ağladı ve sanırım su giderini tıkamayı başardım bir şekilde... Ama mutluyum! Öptüm hepsini, konuştum biraz, sağlıklı kalmalarını, bir senelik olmamalarını istedim... Şimdilik ses seda çıkarmadılar, uyumlular!
Ben yinede isim takmadım bu sefer hiçbirine... Sonra ayrılmak ve veda zor oluyor!
He bir de tehdidimi de savurdum! Ben ölürsem siz nasıl üzülürseniz, siz ölünce bende üzülüyorum, o yüzden ayakları yere sıkı basalım lütfen diye! Yağma yok, kardeşleri çok kalbimi kırdı çünkü daha önce!

Vurdu beni uykusuzluk vurdu!

Bayılıyorum geçmişi olan insanlara...
Hoop, durdum, yanlış girizgah oldu! Bayılıyorum geçmişi olan çiftlere...
Şimdi burdalar, bugünde.... Mutlular!
Ama mesela 10 sene öncede başka bir yerlerdeymişler... Beraber... Anlatıyorlar, resimler gösteriyorlar! O on seneden önce bir 5 seneleri daha varmış... Onu da hatırlıyorlar...
Muhteşem! Takdirime şayan bir durum bence!
Çok isterdim benimde öyle olsun... Bir adam olsun, seneleri kaplasın! Gidenlerden olmasın, kalsın... Kalsın ki son olsun, sonumuz olsun!
Sarhoş da olalım beraber, kanlı bıçaklı da, bir yuvayı dolduracak kadar çocuklarımız da olsun, kazlarımız ve köpeklerimiz de! O da yemek yapsın, bende kofraları tamir edeyim! Arkadaşlarımız olsun her daim yanımızda, eskilerden ve yeni katılanlarla oluşan bir grup...
Bu saatten sonra birşeyler yaparsam belki; ama öncesi yok bende maalesef...
Ben hikayeleri yarısında bırakanlardanım... Ya ben sıkılıyorum ya da onlar yazmak istemiyorlar devamını... Ne yazık, bolca anım var, bolca sevdiğim dediğim, ama hiçbirini bugüne getiremediğim...
Ben, ben olmayı mı değiştirmeliyim acaba derim bazen... Bu saat ve bu yaştan sonra yapmak zor... Zaten uğraşsam da yapamam ki! Ya yine sıkılırım ya da bir yerlerinde falso veririm prosesin! Bir gerçekte var gerçi, onu da belirtmem gerek... Senelerimi kaplar dediğim kimse olmadı bende! Son olsun, sonumuz olsun dediğim! Hep son olur mu diye sordum ben? Olmadığını sezdiğim, bildiğim, bildirildiğim anlarda zaten farkındaydım "eskiler" listesine bir isim daha eklediğimin...
Neyse ben hikayelerini dinlemeye devam edeyim diğerlerinin! Kim bilir belki ben onlardan fazla, 150'ye kadar yaşayacağımdır ve o yüzden benim son'um biraz uzaklarda beklemektedir...
Bazen sevmiyorum ben bu uykusuzluğu! Nelere sardırıyor insanı :)) Bir kuzu, iki kuzu... Çok kuzu... Çobannnnnn.... :))))

Teoman - renkli ruyalar oteli

NeRdEsİn??

Eyy uyku nerdesin?
Kaybettik yine birbirimizi!! Gelmedin gelmedin,gel diye antibiyotik üstü viski denedim senin yüzünden!
Fazla naz aşık usandırıyor, söylemediler mi sana? Yoksa ben son zamanlarda çok mu kullandım seni, sıkıldın benden!?
Ama insan giderken haber vermez mi? En boktan adamlar bile söylüyor, eywallah sen bana az, fazla geldin, iyisin hoşsun ama bla bla bla, diye... Kime kaçtın sen? En son konuştuğum babam, uykudan 15 dakikalık konuşmanın 10'unu haybeye harcadı esnemeleri ile! Ona gittiysen, haberin ola sabah saat 6da yarı yolda bırakacak seni! O saatler en güzel saatlerimdir, kimse beni terkedemez hayallerin yalan olacak! Sabahın körü adamı o! Demedi deme!
Kitap okudum hemde en sıkıcılarından, aylardan beri baş ucumda olup da, emeğe hürmeten her gece bir kaç satır okuduklarımdan! Sayfalar bitirdim, bana mısın demedin! Kapadım ışığı saydım bütün sürüyü küçüklü büyüklü, sürü bitti sen gelmedin!
Saat 2:46 itibarı ile bangır bangır free design ve eski sevdiceğin online olduğu bir msn ile baş başa bıraktın beni! Alacağın olsun!
Ben ki her fırsatta seni değerlendiren, kollarında kaybolan, uyanmamak için adam dövmüş insanım!
Hayır zannediyorsan ki geç gelirsen bir pazar sabahını uyuyarak geçirecek bu hatun, yanılıyorsun, bir çok defa anlattım ben sana bunu! Genlerde var, pazarda olsa 7yi az geçe gözümü açıyorum ben, iş günleri hep geç kalmama rağmen!
Sezon geçişi mi dedin sen bana? Ne sezonu yaaa? Senin sezonun mu olur?
Sevişmedin ne zamandır ondandır diyosun da, niye yüzüme vuruyorsun bunu? Düzgün adam vardı da biz mi sevişmedik!?
İçim uyuyor uykucum... Gel n'olur şu beyni de kapat!
Bir kuzu, iki kuzu, üç kuzu.... Çok kuzu... Nerde bunların anneleri babaları? Koyunlar sizde toplanın yeniden! Çoban nerede, o da gelsin! Koyunları saydık yetmedi, çobanla sevişiriz bari!