Hiç kabul etmedik Venüs'ten olduğumuzu bizler... Aynı dili bile konuşmadığımız adamları "bizi anlamıyorlar" diye suçladık! Sevgi istedik, verdikleri yetmedi! İlgi istedik, bizim gösterilmesini istediğimiz gibi değildi! Halbuki hiç bilemedik Mars'ta hava da su da farklı, adamları bizlerden ayıran bu farktı...
Bunca zamanda en iyi öğrendiklerim, son zamanlarda her iki gezegenin farklı üyelerinden dinlediklerim bir tek şey gösterdi bana, mızmızlığa gerek yok Marslının hayatında! Bir Venüslü olarak iki ile üçüncü vızıldanma arası zaten kabloları pas tutmuş Marslı beyni baskı altına alındığını sanıyor, kendini ifade edemiyor, edemedikçe afallıyor, afalladıkça Venüslü daha çok vızıldıyor, vızıldadıkça zaten mesafesi fazla olan Marslı yolu katetmekten cayıyor ve bir an geliyor kapıyor kırmızı gezegeninin tüm pencere kapılarını... Venüslünün hayatında bir çentik daha ıssız adamlar hanesine... Marslının hiç umurunda olmamıştı zaten, kayıpları, kırıkları çok daha az Venüslüye göre... Onun özürü "böyle" olması... Sıkılmayı sevmemesi, sıkıştırılmayı yatak dışında istememesi... Venüslüden beklentisi çok akıllı olmaması, çok sakin durmaması, herşeyden konuşması, ama yeri geldi mi susması, kama sutra üstadı olması , sonra da sadece kendine uygulaması, ellerine ondan önce kimsenin değmemiş olması, ama kendi ellerinin değdiği onca elden leş gibi olması, yuvalanmak istemesi, ama Venüslü aradaki ışık yılı yolları katedip 3 kereden fazla görmek istediyse kendisini, gezegenin basınç merkezine doğru topuklaması...
Ne venüslü ne de marslı için hayat hiç dansa davetteki kadar kolay olmadı, saklambaçtaki kadar heyecanlı ve hızlı, uzun eşekteki kadar beline ve şeyine kuvvet, körebedeki kadar kör, ortada şıçandaki kadar talihsiz (adını sevmezdim bu oyunun hiç), istoptaki kadar dengesiz (bunda da topu hiç tutamazdım, millet tabana kuvvet kaçardı, sonra vur vurabilirsen)....
Ben venüslü, güneş sisteminin en marslı adamlarından biri ile Dünyada bir hayat kurmaya çalışırken, hem venüslüleri hem marslıları dinliyorum hayatımdaki ve gülümsüyorum... Biliyorum çünkü Venüslü vızıldamaz Marslı ıssızlaşmaz ise, beyindeki elektrik doğru hareket halindeyse, içlerinde herhang bir hinlik, kinlik, cinlik yok ise tümü mutlu olacak!
Bu Venüslüyü bu hafta sonu Marslı babasından istemeye geliyorlar! Heyecan dorukta! Kendinden başka hiçbirşeye odaklanamıyor, kahve yapmayı öğrenmeye çalışıyor, içine tuz koyup koymayacağına karar veremiyor, mutsuzluk duymak istemiyor, duysa da dinlemeyeceğini şimdiden belirtmek istiyor, Venüslülere sesleniyor adamın üzerine fazla düşmeyin diye, Marslılara sesleniyor ayağınızı denk alın, canını acıttığınız her Venüslü arkadaşım için karşınıza çıkarım cesaretiyle....
Hamiş: Resim Sadi GÜRAN