8 Mart 2010 Pazartesi

I WISH...!!

5 Mart 2010 Cuma

Adım: Felaket, Soyadım: Uzak Durun

Şaka yapmıyorum ayaklı felaket gibiyim...
Ne mi yaptım? Engin teknoloji bilgimle annemin telefonunu düzeltmeye çalışırken sıfırladım! İçinde nokta bile kalmadı! Kullanma klavuzu ile kullanan arkadaşların dediklerini uyguladım ve sıfır! 
Aile faciasına yol açan bölüm telefonlar falan değil... Telefondaki resimler!! Çünkü bizim Pamuk'un bir sürü resmi vardı annemin telefonunda! Son halleri, ilk halleri, Pamuk'un bakımevinde katıldığı yılbaşı fotoları... annem önce kavrayamadı olayı ama kavradıkça, çıldırdı, çıldırdıkça ağladı, ağladı, ağladı... Yuuuh dedim kendime! Hani anneyi ağlatmışlık geçmiş yıllarda var! Yok ben yabancı damat ile evlenip yunanistan'a gidicem, yok ben çantamı alıp toscana'ya şarap okumaya gidicem, yok ben sıkıldım hiçbiryere gitmicem... ama dün akşam ki çok koydu! Ona da bana da.... Tamamen istem dışı yapılan bir aksiyon, bilmediğim her boka burnumu sokma huyum, bir saniyelik tereddütle başka bir tuşa basma gafletim hepsi buluştular ve ben annemi saatlerce ağlattım! 
Ne uyku ne durak, kaçtım saklandım sadece yorganın altına! O ağlayıp içini çektikçe, ben iyice büzüştüm, üzüldüm, ağlayamadım! sonra kalktım araştırdım sabaha kadar, belki birşeyleri kurtarma şansımız olabilir... Bakalım bugün bilgisayardan anlayan bir adamla olay mahaline geri döneceğim, kan çektiği için cinayet yerine geri dönen katiller gibi... Sabah yüzüne bakamayacağımı bildiğim için kör karanlıklarda kendimi sokaklara attığım eve geri dönüp annemin resimleri için kurtarma operasyonu başlatıyorum!
siz yine de benden uzak durun ve hep bir back up alın! Her an hayatınızı çökertebilirim!   

4 Mart 2010 Perşembe

Demek bu yüzden çikolata sevmeyen ben kitleniyorum bazen....

MANTIKLI BİR İNSANSA; NİYE...

  • ... Sevgilim dediği adam sms'in de "ashkım" yazarsa panik olup yataktan düşer?
  • ... hergün alışveriş yapmak isteyerek ve aslında yaparak ay sonuna 10 kala bütçeyi,cebi, cüzdanı hep ama hep deler?
  • ... erken kalkıp yine de sürekli geç kalır?
  • ... adam "seni seviyorum" diyince kikirdeyip teşekkür eder? Hayır, neye teşekkür ediyorum onu da anlamış değilim...
  • ... sigarayı bırakmak için illa ciğerlerinin söküldüğünü ve artık kullanılmaz hale geldiğini duymayı bekler?
  • ... her bol alkollü gecenin sabahına " o son dubleyi ijjjmicektim " diye diye en panda suratı ve en duvardan duvara hali ile 3 senedir yaşadığı evinde tuvaleti yine yeni yeniden arar?
  • ... bu yaştan sonra tıb okumaya karar verir?
  • ... sürekli kendi kendiyle, çöple, kedi ve köpekle, dolaplarla, kapaklarla, çiçekle, kitapla, süzgeçle, ayakkabı boyasıyla konuşur, konuşur ve konuşur?
  • ... dört çocuk ve bunların hepsini iki kere de ister, doktorunu ikna etmeye çalışır ve doktor adam nerede diye sorunca küser? 
Ufff, bu liste uzar gider ve ben gittikçe daha mantıksız bir insan olur muyum?  

Yeappp, I WILL !!!

3 Mart 2010 Çarşamba

Mıncıkla bizi ey Spa...

Malum bu aralar ben tatsızım, sevgili tatsız, ikimiz de yorgunuz, ayrı ayrı ve bazen beraber hastanelerde koşturmaktan bitik durumdayız, o yüzden bu pazar rahatlayalım biraz dedik... Belki kasılan vücutları biraz gevşetiriz, sırt ağrımızı biraz azaltırız diyip bir spa deneyimi yaşayalım istedik...
Sevgilinin deyişiyle yuvayı dişi kuş yapacağı gibi bu tür programları da aynı kuş üstlenirmiş! bu kuş üstlenmesine üstlendi de bazı tereddütleri yok değil programla ilgili...
Öncelikle beni mıncıklasınlar, kafadan iki tas su dökülsün, bir iki kokulu mum için biz niye bu kadar para vereceğiz, o soruyu halen daha cevaplayamadım ama bol araştırma sonrası en bütçeye uygunu buldum... Envai çeşit muamele içinde sevgili "çiftler için aşk paketi"ni beğendi... iki saat boyunca ayağımızı da, boynumuzu da beraber ovacaklar, aynı sudan içicez, aynı tuzlu kurabiye ikramlarını yiyicez, aynı jakuziye giricez... sıkılmaz mısın diye sordum, niye sıkılayım dedi... Ben sıkılmaz mıyım diye sordum dişi kuşa, zor olacak ama alışırsın dedi!
Hayır çıplak kalmamış değilim sevgili önünde, en az giysili hallerimizle koltukta iki sevişme arası pineklemelerimiz de çok bol... ama şimdi bizi bir odaya kapatacaklar ya, herşeyi orada yanyana yapacağız ya, korkulu rüyalar görüyorum pazar günü ile ilgili! Rahat bir dişi kuşum ben... Hele 60 dakika masaj, öncesi ayakları mıncıklasınlar, arkasından boyun ve kafa masajı yapsınlar falan daha da rahatlayacağım biliyorum! Hatta o kadar rahatlayacağım ki, daha önceki masaj tecrübelerime istinaden söylüyorum, ağzımın suları akacak, suratım yamulacak, bel civarı masajda belki pırtlarım bile....
Tam ay,gün ve bilmem kaç saattir bir çift olduğumuzu hesaplamış olan sevgili de bu kadar rahat mı acaba??! Zen odasından bu adamın suratına bakamayacak kadar zen olmuş çıkmak istemiyorum ben... Hamam taşında köpükleri yuttuğum için ağzımdan balonlar çıkarmak da... bütün bir senenin kirli derilerinin kese aşamasında onunkilere karışmasını da!...

Halet-i ruhiye'nin vücud-u Burçin'e etkileri...


Bendeniz hatun kişi biraz sorunluyum... Nedir derseniz sorun her sıkıntılı anın vücuduma yansıması diye genel bir açıklama yapabilirim!
Çok birşeylere takmışsam eğer gece uykumda suratımı yolarım mesela... Sevdiğim bölümler alın ve burun köşeleri, oradaki yaralar belli dönemlerde benimledir hep! Çok birşeylere sıkılmışsam eğer, çokca paralar verip gözüm gibi baktığım tırnakları bir çırpıda kemirir, parmaklardan kan fışkırıncaya kadar yerim!
Seyahat önceleri hereke halı misalidir benim vücut mesela... Artık sıkıntı mı yapıyorum valiz toplarken yoksa çok mu heyecan oluyor içimde çözemem, ama yatar ve seyahat günü apakurya maskarası gibi kalkarım. Kendiliğinden batik çalışması yapmış olan vücudumun belli bölümleri kırmızı lekeli geri kalanı da peynir beyazıdır...
İşte çıldırmaya az kaldıysa uçuk çıkarırım genelde! ama öyle herkese benzemiyor benim uçuklarım, biraz daha afilli, biraz daha cüzzamlı havada!
Çok yorgunsam ve artık yastığımı istiyorsam öyle arkadaş arasında, eş dost yanında, sevgili kucağında bakmam kafa derimi yüzene kadar kaşımaya başlarım kafamı! 4-5 aylık sevgili bile anladı durumu - başlarda korkmuş olsa da - ne zaman fark ediyor benim el sıklıkla kafaya gitmekte hemen tutuyor kolumdan kaçıyoruz neredeysek binbir özür iki kırıtık bir sırıtıkla!
Aile ve bendeniz ruhun bedene bu yansımalarını çocukluktan beri çekeriz! Alıştılar canlarım artık uçuklarıma, her seyahat öncesi kırçıllı derime, kanayan parmaklarıma... Hepimiz alıştık da biraz da çözüm aradık tabii bu sırada... söylediler çözümü de, pek olacağı yok gibi! Kafayı değiştirmek gerekiyormuş toptan! Zor bu yaştan, bunca alışkanlıktan, bu kadar nevrotiklikten sonra...
İyisi mi siz benim için dolaplara bir yerlere acı oje, çok geçe kaldıysa sohbet muhabbet kıyıya köşeye bir de yastık saklayın!